Uluslararası Ehlibeyt (a.s)Haber Ajansı -ABNA- İsrail yönetiminin Batı Şeria’da başlattığı dijital arazi kayıt sistemi, bölgede zaten kırılgan olan mülkiyet düzenini yeniden tartışmaya açtı. Yerel kaynaklar ve insan hakları izleme grupları, tapu ve arazi kayıtlarının dijital ortamda yeniden sınıflandırılmasının, özellikle belgeleri eksik ya da Osmanlı-Ürdün döneminden kalma kayıtlara dayanan Filistinli mülk sahipleri açısından ciddi riskler barındırdığını savunuyor.
Eleştirilerin merkezinde iki başlık öne çıkıyor: Birincisi, kayıt sürecinin hangi idari otorite ve hangi hukuk rejimiyle yürütüldüğü. İkincisi ise, “mülkiyetin netleştirilmesi” gerekçesiyle bazı arazilerin tartışmalı statüye düşürülerek yerleşim birimlerine tahsis edilmesinin önünün açılabileceği iddiası. Filistinli yetkililer, dijital sistemin teknik bir düzenleme gibi sunulsa da sahada sınırları ve mülkiyeti yeniden tanımlayan siyasi sonuçlar doğuracağını söylüyor.
İsrail tarafı ise uygulamayı, kayıtların modernize edilmesi ve idari işlemlerin hızlandırılması olarak savunuyor. Ancak uzmanlar, Batı Şeria’da arazi meselesinin yalnızca “evrak” üzerinden değil, güvenlik düzenlemeleri, askeri kararlar ve yerleşim politikalarıyla iç içe geçtiğine dikkat çekiyor. Bu nedenle dijital kayıt hamlesi, bölgede yerleşim genişlemesi üzerinden “fiili ilhak” endişelerini yeniden güçlendirmiş durumda.
yorumunuz